Telefon
WhatsApp

D VİTAMİNİ: NEDİR ? TAKVİYE TÜRLERİ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

D VİTAMİNİ: NEDİR ? TAKVİYE TÜRLERİ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

D vitamini nedir?

Tıp dilinde kalsiferol denilen, yağda çözünen, karaciğerde ve yağ dokuda depolanan vitamin çeşitlerinden biridir. D2 ve D3 olarak iki tipe ayrılmaktadır. Güneşten ve besinlerden alınan D vitamini, karaciğerde ve böbrekte değişime uğrayarak daha etkili bir kimyasala dönüşmektedir.

D vitamini eksikliği ile ilgili tanımlamalar
D vitamini düzeyini en iyi gösteren parametre 2-3 haftalık yarı ömrü nedeniyle serum 25(OH)D düzeyidir.
Optimal düzeyi ile ilgili tam bir görüş birliği olmamakla beraber genellikle 25(OH)D’nin;
• 30 ng/ml’nin (75 nmol/L) üzerindeki düzeyi yeterli,
• 20-30 ng/ml (50-75 nmol/L) arası yetersizlik,
• 20 ng/ml’nin (50 nmol/L) altındaki düzeyi eksiklik olarak tanımlanmaktadır.
Ayrıca 25(OH)D düzeyinin <10 ng/ml olması ciddi eksiklik olarak kabul edilmekte olup, 150 ng/ml’nin üzerinde olduğu durumlarda ise D vitamini intoksikasyonundan bahsedilmektedir.

D vitamini eksikliğine yol açan nedenler şöyle sıralanabilir:
• Yetersiz alım veya emilim: Diyetle yetersiz alım
• Yetersiz güneş ışığı maruziyeti
• Yağ malabsorbsiyonu
• Gastrektomi
• İnce bağırsak hastalıkları (Çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları vb.)
• Pankreas yetersizliği :25-hidroksilasyon defekti

• Kronik karaciğer hastalıkları (siroz vb.)
• 1-alfa-25-hidroksilasyon defekti: Hipoparatroidi
• Renal yetmezlik
• Vitamin D bağımlı rikets tip 1
• Kalsitriole hedef organ cevapsızlığı (D vitamini rezistansı)
• Herediter vitamin D bağımlı rikets (Vitamin D bağımlı rikets tip 2)
• D vitamininin inaktif metabolitlerine artmış yıkımı
• Antikonvülzanlar (fenitoin, fenobarbital)

• Antifungal ilaçlar (ketokonazol)
• Antitüberküloz ilaçlar (rifampisin, izoniazid)
• Anti-retroviral ilaçlar
• Glukokortikoidler
• D vitamini bağlayan protein kaybı
• Nefrotik sendrom

D vitamini eksikliği yönünden tüm toplumun taranması önerilmese de riskli gruplarda 25(OH)D düzeyi
ölçülmesi önerilmektedir.

D vitamini eksikliği açısından riskli gruplar şöyle sıralanabilir:

• Yaşlılar
• Güneşe yetersiz maruziyet
• Koyu cilt rengine sahip olanlar
• Obezite
• D vitamin metabolizmasını hızlandıran ilaç kullanımı
• Osteoporoz
• Osteomalazi
• Nontravmatik (spontan) kırık oluşumu
• Malabsorbsiyon sendromları

• Kronik böbrek yetmezliği
• Kronik karaciğer hastalığı
• Hiperparatroidi

D vitamini eksikliği tedavisi
           Tedavide hedef, serum düzeyini 30-50 ng/ml arasına çıkartmaktır. Tedavide vitamin D2 ve D3 türevleri
kullanabilir ancak daha etkin olması ve tedaviyi standardize etmek açısından vitamin D3 kullanımı tercih
edilmektedir. 25(OH)D düzeyi 20 ng/ml altında olan bireylerde 50000 IU/hafta, 6-8 hafta süre ile D vitamini
yüklemesi önerilmekte olup, 25(OH)D düzeyinin 30 ng/ml ve üzerine çıkarılması hedeflenmektedir.
Hedeflenen serum D vitamini düzeyine ulaşıldıktan sonra ise günlük idame doz ile devam edilir.

           Hedeflenen düzeye ulaşılamadığı durumlarda D vitamini tedavisine 50000 IU/hafta, 3-6 hafta süre ile devam edilebilir. Tedavinin başlangıcından 8 hafta sonra serum 25(OH)D düzeyi ölçülerek, tedavinin devamı veya
idame dozuna geçilmesi yönünden karar verilir. Obezlerde, malabsorbsiyon sendromu veya D vitamini metabolizmasını hızlandıran ilaç kullanımı olanlarda daha fazla yükleme ve idame dozları ile tedavi gerekir.

D VİTAMİNİ TAKVİYE TÜRLERİ

HAPLAR

Ciddi d vitamini eksikliği olanlar için yüksek doz takviyesi alınmalıdır. Ciddi d vitamini eksikliği teşhisi konmuş olanlar günde en az 10000 IU d vitamini takviyesi yapılması önerilir. bu seviyeler normalleştikten sonra 6.000 IU ile devam dozu olarak devam edilir. 

DAMLALAR

D vitamini damla formu hapları çiğneme zorluğu yaşayan veya yutmakta zorlanan için iyi bir alternatiftir. Bu damla formunu tek başına alabilir veya sevdiğiniz içeceklere karıştırabilirsiniz. Renklendirici veya şeker içermezler.

ÇİĞNENEBİLİR KAPSÜLLER

Bu formunda daha çok içeriğinde şeker ilavesi olan kapsüllerdir. Şeker alkollerinin, özellikle büyük miktarda tüketildiğinde mide rahatsızlığı ve ishal gibi sindirim problemlerine yol açabilmektedir.

ŞURUPLAR

Eksiklik yetişkin bireylerde olduğu gibi çocuk grublarında da bulunuyor. Özellikle epilepsi ilacı alan ve emilim bozukluğu olan çocuklar eksiklik riski altında olabilir. Bazı çocukların vitamin takviyeleri yutulabilir ve lezzeti artırabilmek için şurup formu tercih edilir.

SAKIZLAR 

Ytişkinler ve çocuklar için kullanılan formdur. Çiğnemek eğlenceli olsada aslında çoğu şeker içerir. Bu formda yine ksilitol gibi şeker alkolleri , bazı insalarda gaz , şişkinlik ve ishal gibi sindirim preblemi yaratabiliyor.

SPREY 

Spreyler genelde mikro-emülsüfiye edilmiş bir prepatta yağ gibi bir çözündürücü ve emülsüyonlaştırıcılar içerir.

Bundan ötürü, ağız zarı boyunca ve sistemik dolaşıma emilimi kolaylaştırır. Böylece gastrointestinal sistemi geçer. 

bu sprey formunun tablet formundan daha iyi emildiği bilinmektedir. 

 D Vitamini Eksikliği ile İlgili Güncel Bilgiler
D vitamini insan sağlığı için önemli bir vitamindir. Önemli bir kısmı (%80-90) güneşe maruziyet sırasında
ultraviyole B (UVB) ışınları etkisiyle endojen olarak ciltte sentezlenir, az bir kısmı ise balık yağı, somon,
uskumru ve ton balığı gibi D vitamini içeren gıdalarla alınır.(1,2) Ciltte sentezlenen vitamin D3’ten karaciğerde
25 hidroksivitamin D [25(OH)D] oluşur. Bu majör D vitamini formudur, yarı ömrü 2-3 hafta kadardır ve
kişinin D vitamini düzeyini belirlemede kullanılır. Oluşan 25(OH)D böbreklerde aktif form olan 1,25 dihidroksivitamin D [1,25(OH)2D] veya inaktif metabolit olan 24,25 dihidroksivitamin D’ye [24,25(OH)2D]
dönüşür.

Ciltte vitamin üretimi cilt rengi, güneş koruyucusu kullanımı, güneşe maruz kalınan saatler, mevsim, enlem,
boylam ve hava kirliliğine bağlı olarak değişmektedir. Güneş ışınlarının dünyaya ulaştığı açı olan Zenith açısı
D vitamini sentezinde etkilidir. Sabah erken ve öğleden sonra geç saatlerde ve kış aylarında Zenith açısındaki
artış UVB ışınlarının ozon tabakasında daha uzun bir yol kat etmesine ve büyük oranda emilmesine yol açar.
Bu durum yaz aylarında, ekvator veya dünyanın kuzey ya da güney kesimleri gibi günün büyük kısmında
güneş gören bölgelerinde, vitamin D3 sentezinin neden saat 10:00 ile 15:00 saatleri arasında olduğunu da
açıklar. Hava kirliliğinin fazla olduğu bölgelerde UVB ışınlarının çok az bir kısmı yeryüzüne ulaşır. Ayrıca faktör düzeyi 15 ve üzeri olan güneş koruyucular ile cam ve tül arkasından güneşe maruziyet de D vitamini sentezini engeller.

Ülkemiz için Zenith açısı Mayıs - Kasım ayları arasında D vitamin sentezi için uygundur. Bu aylarda
10:00-15:00 saatleri arasında tüm vücudun Minimal Eritem Dozu (MED) yani ciltte hafif pembelik oluşturacak
kadar güneşe maruz kalması (~1MED) ciltte yaklaşık 20000 IU, sadece el, kol ve bacakların güneşe maruz
kalması (~0,5MED) ise yaklaşık 3000 IU vitamin D dozuna eşdeğer vitamin D3 sentezlenmesini sağlar.
Kol ve bacakların haftada 2-3 kez MED oluşturacak sürenin %25-%50’si kadar süreyle güneşe maruz kalması
ciltte yeterli D vitamini sentezini sağlayacaktır. Yüz bölgesi ise tüm vücutta en sık güneşe maruz kalan
kı-sım olmasına rağmen vitamin D3 sentezi çok azdır. Ayrıca açık renk ciltli bir kişide MED’e 15 dakikada
ulaşılırken koyu renk ciltli bir kişide bu süre 3-4 katına çıkabilir.

 

Paylaş:

Etiketler: d vitamini