Telefon
WhatsApp

ÇOCUK VE ADOLESANLARDA BESLENME

ÇOCUK VE ADOLESANLARDA BESLENME

ÇOCUKLUK DÖNEMİ

Çocuğun doğumundan gelişimine kadar geçen sürelerdeki gruplandırmaları her ne kadar değişiklik gösterirse de genel olarak;

0-1 yaş yani doğumdan yaklaşık bir yaşına kadarki sürede yenidoğan, bebek veya sütçocuğu olarak adlandırıyoruz.

1-13 yaş yaşları arasında olanlar çocuk olarak adlandırılır. Çocukluk dönemi yine kendi arasında alt dönemlere ayrılır.

1-3 yaşları arasında yeni yürüyen (tooddler),

4-5 yaşları arası ise okul öncesi dönem olarak adlandırıyoruz.

                0-1 yaş yani doğumdan yaklaşık bir yaşına kadarki sürede yenidoğan, bebek veya sütçocuğunun beslenmesinde altıncı aya kadar sütten başka bir besine ihtiyaç yoktur. Çünkü annenin bütün besin değerleri ve vitamin- mineral deposu bebeğin gereksinimlerini karşılayacak düzeydedir. Altıncı aydan itibaren ek gıdalara geçilebilir ve yavaş yavaş ergin beslenmesine geçiş yapılabilir. Ek gıdaların yapısı , çocuğun henüz yeteri kadar tükürük salgısı olmadığı için mümkün olduğunca sıvı halde olmalıdır.

                Sebze çorbaları, sulu muhallebi( koyu olursa çocukta sıkıntı yaratan konstipasyon yani kabızlık yapabilir) ve sulu püreler kullanılabilir. Daha ileriki aylarda yavaş yavaş ergin tipi beslenme gerçekleşmeye başlar. Çocuğun evde hazırlanan yiyeceklerle beslenmesine özen gösterilmesi gerekir. Bir yaşına kadar olan çocuklara bal verilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Balda bulunan  clostridium botulinum bakterisinin sporları küçük çocuklarda yeteri kadar mide asiti üretilemediği için öldürülemez ve bu sporlar gelişerek botulunism adı verilen besin zehirlenmesine yol açar.

                1-13 yaş arasında geçen çocukluk dönemi büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemlerden biridir. Bu dönemdeki çocukların gelişebilmesi için özellikle yapıda gerekli olan protein başta olmak üzere gerekli maddelerin sağlanması ve enerjinin elde edilmesi çok önemlidir. Çünkü 7-8 yaşlarındaki bir çocuk ile bir erişkinin protein ihtiyaçları neredeyse bibirine yakındır.

                Beslenmesi, büyüme ve gelişmesi için gerekli olan madeleri ihtiva eden besinlere ağırlık verilmelidir. Genellikle çocuklar sebze yemeği sevmemelerine rağmen çok sayıda vitamin mineral deposu olan sebze yemeklerine alıştırılması gerekir. Bir çocuğun sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanmasını sağlamak ve davranış haline getirmesi için ebeveynlerin destek olması gerekir.

                Başta kemik ve kas yapımı olmak üzere büyüme ve gelişmeyi sağlayacak olan yüksek protein ihtiyacını karşılayacak şekilde  beslenilmelidir. Kemiğin sertleşmesinde önemli olan başta kalsiyum ve fosfot ile kan yapımında gerekli olan demir olmak üzere diğer gerekli mineral ve vitamin ihtiyaçları doğal yolllardan, değişik meyve ve sebzelerden sağlanmalıdır. Ayrıca genellikle aktif olan çocukların harcadıkları enerjinin de sağlanması gerekir.

                Aktif olan çocukların iştahı daha da artar. Artan iştaha bağlı olarak, boyutlarına oranla daha fazla yerler. Normal öğünlerde pek bir şey yemiyor gibi görünselerde ıvır zıvır tabir edilen atıştırmalıkları çok yerler. Zaten aksi taktirde büyüyüp gelişemeyeceklerdir. Yeteri kadar beslenememiş, ihtiyaçları karşılanamamış çocuklarda, büyüme bozuklukları ortaya çıkacaktır.

                Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle çocuklar ve gençler fast food  olarak adlandırılan beslenme tarzından hoşlanırlar. Bu beslenme tipinin sınırlandırılması, her türlü besinsel ihtiyacı karşılayacak biçimde dengeli beslenmeye yönlendirilmesi gerekir. Çocukların şekerin fazlalığından ve boş enerji olarak adlandırılan şekerlemelerin ve yüksek miktarda şeker içeren kolalı içeceklerin fazlalığından uzak durmalarının sağlanması gerekir. Şeker yüklü besinlerin çocukları hiperaktif yaptığı bilinsede fakat obeziteye yol açtığı bilinmektedir.

                Çocukların aktivite kazanmasını , spor yapmasını sağlamak gerekir. Aksi taktirde bütün gün evde oturan çocuk, gününü televizyon veya bilgisayar ekranının karşısında geçiren çocuk fazla enerji harcamayacağı için şişmanlamaya doğal olarak başlayacaktır. Çocukların şişmanlamasını önlemeye çalışırken temel besin maddelerinin gerekliliğine dikkat etmek gerekir. Örneğin gelişme ve büyüme çağındaki çocukların yağa da ihtiyaçları vardır. Düşük yağlı besinler çocuklar için uygun değildir. Örneğin yağ miktarı az olan  zayıf kızlar puberteye giremez.

                 Çocukların yedikleri besin maddelerinden yararlanabilmeleri için yüksek lifli besinlerden uzak durulmalı veya azaltılmalıdır. Yüksek lifli besinler özellikle vitamin ve mineral kayıplarının ortaya çıkmasına yol açar ve hatta emilmenin azalmasına bağlı olarak yeteri kadar enerji alamamış olur. Çocuğun beslenmesi aktivitesine göre önemli derecede değiştiği için aktivitesine göre ayarlanmalıdır.  Zaten aktif çocuk harcadığı enerji açığını kapatmak için artan iştaha bağlı olarak daha çok yiyecektir.

                 Ayrıca çocuklar sidiklerini ergin insandaki gibi 1200-1400 miliosmol/litreye kadar yoğunlaştıramadıkları için daha sık işlerler. Bu yüzden oluşan su kaybını yerine koyabilmelk için daha fazla su içmelerine dikkat etmek gerekir.

ADOLESAN DÖNEMİ

13-19 Yaşları arası ise adolesan veya kısaca sadece teen yani gençlik , ergenlik , yeniyetmelik veya delikanlılık döneminin başlangıcı  aynı zamanda puberteye denk gelir. Aslında puberte bir önceki dönemin son zamanları başlar fakat esasetkileri bu dönemde görülür. Puberte cinsel olgunluğun başlamasına , üreme hücrelerinin üretiminin başlamasına denir. Erkekte ve kızlarda nispeten farklı yaşlarda ortaya çıkar. Erkeğin puberte dönemi genellikle 11-15 yaşlarında, kızlarınki ise genellikle 9-13 yaşları arasında başlar. Şüphesiz bu yaşlar çocuğun genetiğine, yapısına göre değişiklik gösterir. Sıcak bölgelerde puberte yaşı nispeten daha alt seviyededir. 

ADOLESAN DÖNEMİ SORUNLAR

Anemi (Kansızlık): Kana rengini veren ve oksijenin hücrelere taşınmasını sağlayan proteine hemoglobin denir. Hemoglobin, kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvar) tarafından taşınır. Kanda bulunan hemoglobin proteinin normal seviyenin altına düşmesi veya alyuvarların sayısının azalması durumuna anemi (kansızlık) adı verilir.

Anemilerin yaklaşık %50 ‘si demir yetersizliği anemisine bağlı olarak gelişir.

DEMİR YETERSİZLİĞİ ANEMİSİ NEDENLERİ NELERDİR?

Demirin yeterli tüketilmemesi durumunda;

  • Tahıla dayalı beslenme
  • Hayvansal kaynaklı besinlerin ve
  • Yeşil yapraklı sebzelerin yetersiz tüketilmesi

Demirin vücutta kullanılamaması durumu;

  • Bağırsak parazitleri
  • Aşırı posa
  • öğünlerle çay ve kahve tüketimi

Demir gereksinmesinin artması

Vücuttan fazla miktarda demir kaybı ile oluşur.

DEMİR YETERSİZLİĞİNİNÖNLENMESİNDE AŞAĞIDAKİ BESİN GRUPLARI TÜKETİLMELİDİR

  • Kırmızı etler
  • Hindi, tavuk, balık
  • Yumurta
  • Kuru baklagiller
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Pekmez

Demir emiliminin olması için ise bu besinlere + c vitamini takviyesi yapılmalıdır.

ADOLESAN DÖNEMİ BESLENME ALIŞKINLIKLARINA BAKTIĞIMIZDA

  • Çok yoğın oldukları düşüncesiyle;

        Besin, beslenme öğün planlama ve doğru, sağlıklı beslenme için zaman ayırmak istemezler.

  • Öğün atlama (kahvaltı ve öğle, kızlarda öğün atlama daha fazla)
  • Düzensiz öğün
  • Ev dışında beslenme, hızlı-hazır (fast-food) besin tüketimi
  • Sağlıklı besinlerden kaçınma
  • Atıştırmalık besinlere ilgi duymaları.

FAST-FOOD BESLENMENİN ZARARLARI NELERDİR

  • Demir, kalsiyum, riboflavin, vitA, folik asit, vit C ve posa açısından Yetersiz
  •  Yağ, doymuş yağ, kolesterol, tuz, basit karbonidrat açısından Zengin olmaları nedeniyle vücudumuzun bağışıklık sisteminin ikinci bileşeni olan bağırsak florasına zarar vermektedir.

SORUNLARIN ÇÖZÜMLERİ İÇİN ÖNERİLER NE OLMALIDIR

  • Yaş grubuna göre besinlere olan günlük gereksinimlerin bilinmesi
  • Hatalı beslenme alışkanlıklarının önlenmesi

             – Kahvaltı yapmama
             – Öğün atlamanın alışkanlık halini alması
             – Hatalı besin seçimi
             – Reklamlardan etkilenme, özenti

  • Ailenin ve öğretmenlerin çocukları beslenme konularında eğitmeleri
  • Düzenli öğün, yemek planlama
  • Yağ-tuz-şeker tüketimini azaltma
  • Yeterli vitamin-mineral ve posa alımını sağlamak için günde
  • 5 porsiyon sebze-meyve tüketilmeli
  • Etiket okuma
  • Fast-food tüketimi şeklini azaltma veya örüntüyü dengeleme olmalıdır.

 

                 

 

Paylaş:

Etiketler: